22 Ağustos 2013 Perşembe

Haftanın Kitabı 187-190: Uygarlık Kitapları

Haftanın Kitabı 187-190: Uygarlık Kitapları


Büyük Uygarlıkların Doğuşu & Dinler Tarihi Arkeolojisi Mezopotamya'dan Avrupa'ya, Selahattin Sert
OZAN YAYINCILIK

Bu kitap; dünyanın en eski uygarlıklarının kökleri üzerinde yükselen; Yunan, Roma ve Avrupa Uygarlığı’nı mucize olarak gösterenlere karşı, asıl mucizenin Mezopotamya’da Sümer, Mısır’da Eski Mısır, Anadolu’da ise Hitit Uygarlığı olduğunu açık delillerle sunmaktadır. Yazar, uygarlıklar tarihini incelerken, Dinler Tarihi Arkeolojisi gibi yeni bir kavramı da literatüre kazandırmıştır. Yazara göre; binlerce yıl gizlenen ve anlatılmayan Dinler Uygarlığı’nın günümüzdeki algılaması “Antik Dönem Sanat Tarihi” olmuştur. Oysaki çağlar boyu bizlere miras kalan birçok kültürde “Dinlerin Damgası” vardır. Ortadoğu dinlerinin, Anadolu üzerinden Yunanistan’a, oradan Roma ve Avrupa’ya akıp yerleşme döneminde, sessizce eski dinleri, kültürel köklerinden silkeleyerek yıktığını, Yunan, Roma ve Avrupalıların bütün karşı koyma çabalarına rağmen, bu toplumlara inançlarını terk ettirdiklerini görüyoruz. Değişik isimlerle, değişik tarihlerde Ortadoğu’dan ve Mısır’dan doğup çıkan dinlere, yönetimlerin ve Avrupa’nın yerel dinadamlarının bir türlü engel olamadıkları tarihsel bir gerçektir. Çalışmada, Ortadoğu Dinleri’nin, antik dönemdeki şekliyle, günümüz insanı tarafından bütün geleneksel değerleriyle birlikte yaşatıldığını heyecanla okuyacaksınız. Sonuçta kitap, “dinlerle” “uygarlığı” bütünleştirmiş, özellikle dinleri, doğuş ve gelişim kaynağı olan yerlerinden, köklerinden ve tarihinden koparıp atan, dini tarihten soyutlayan Yunan, Roma ve Avrupalılara karşı, tam tersine, dinlerle tarihi bütünleştirilmiş, yanlış bilinen dini kavramları tarih içinde yerli yerine oturtarak, din ve tarihle ilgili “yeni” bir tartışmanın da fitilini ateşlemiştir. Kitap bu şekliyle, asırlar boyu yanlış bilinen, köklü dinsel tabuların, binlerce yıl sürdürülen toplumsal ve tarihsel yanlışlıkların gözden geçirileceğinin de habercisidir.


Zamanın Gerçek Tarihi, Cahit Doğan Doyar
OZAN YAYINCILIK

Çağdaş bilimin; eski Babillilerin “sıfır rakamını” bilmediği gibi açık bir gerçeği yok sayarak, “bir dairenin 360 dereceye, bir günün 24 saate, bir saatin 60 dakikaya ve bir dakikanın 60 saniyeye bölünmesini Sümer uygarlığının mirasçısı olan eski Babillilere borçluyuz” şeklindeki sunuşu, bilim eliyle ve bilimi kullanarak cehaleti kutsama örneklerinden sadece biridir. Çağdaş bilimin ve bilim adamlarının cehaleti kutsama ritüellerinin çok sayıda örneği mevcuttur. Örneğin; muhteşem Maya uygarlığı şehir efsanesinden başka bir şey değildir ve bu uygarlık, insanoğlunun en basit buluşlarından biri olan tekerlekten bile habersizdir. Bu efsanenin başka bir sürümü olarak bilinen Sümer uygarlığı ise, bilinen tarihleri boyunca bir devlet yapılanması bile oluşturamamış; ömürlerini birbirleriyle savaşan şehir devletçikleri olarak tamamladıktan sonra tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Batı kültürünün temellerini oluşturduğu iddia edilen Yunan uygarlığının durumu ise bunlardan da acıklıdır ve aslında Yunan uygarlığının temeltaşlarını oluşturduğu söylenilen bilim adamlarından Aristarkus ve Pitagoras Sisamlı, Thales ve Anaksimender Miletoslu, (Aydın-Söke) Hipokrat İstanköylü, Homeros İzmirli, Ptolemy İskenderiyeli, Arşimet Sicilyalı, İyonyalı olarak takdim edilen Anaksagoras İzmir-Urlalıdır. Ezbere bildiğimizi sandığımız tarihsel kavramların ve olayların detaylı bir şekilde incelendiği bu kitap, tarihe ve zamana dair bildiklerinizi gözden geçirmenizi sağlayacak önemli bir kaynak olacaktır.


Yalanlar Çelişkiler Uydurmalar & Zamanın Gerçek Tarihi-2, Cahit Doğan Doyar
OZAN YAYINCILIK

Tarih bilimi; geçmişe dair bilgilerin depolandığı belleğimizin, ana katmanlarının yapı taşlarını oluşturur ve bu niteliğiyle de olayları, toplumları ve kültürleri anlayarak, daha berrak bir zihinle yorumlamamızı sağlar. Söz gelimi; bu yapıtaşlarının oluşum sürecinde elde ettiğiniz bilgi kırıntılarının, dipsiz kuyunun duvarlarında oynaşan yansımaları, kulağınıza ünlü Süleyman Tapınağı’nın hiç yapılmamış olabileceğini fısıldayabilir. Bu fısıltıları dinlemeye devam ederseniz, Yahudilerin ünlü Ahid Sandığı’nın bütünüyle bir masaldan ibaret olduğunu söylediğini de duyarsınız. Bu kadarla kalsa iyi ama aynı sesler tam da kulağınızın dibinde, Yahudilerin Musa’nın önderliğinde yapıldığı söylenen o ünlü Kızıldeniz geçişinin bütünüyle bir masal olduğunu ısrarla söylüyorsa eğer, artık duymazlık edemezsiniz. Bütün bunlar çok önemli olmayan ayrıntılar gibi görünebilir. Ama aynı sesler dünya tarihinde bir dönemeç noktası olan; zamanı, Babil sürgününden önce ve sonra diye ikiye ayıracak kadar önemli olarak kabul edilen, bütün dünya tarihinde de bu şekilde kayıt altına alınan, Yahudilerin ünlü “Babil Sürgünü”nün de, masaldan başka bir şey olmadığını söylüyorsa, bu artık önemli bir bilgidir ve bunu paylaşmanız gerekir. İşte tam da bu nedenle; bu kitap, hem tarihin hem de dipsiz kuyunun içinde ne aradığımızı ve ne bulduğumuzu anlatır. Cahit Doğan Doyar’ın birinci kitabını okuyanlar yeni şok bilgilere ve bellek kaymalarına hazır olsunlar…


Kutsanmış Cahillikler Vadedil (me)miş Topraklar & Zamanın Gerçek Tarihi-3, Cahit Doğan Doyar
OZAN YAYINCILIK

Bu kitap; “Zamanın Gerçek Tarihi” isimli kitaplar dizisinin; üçüncü adımı. Daha önceki iki kitap gibi bu üçüncü çalışmada da; son bin yılın türlü çeşitli efsaneleri, söylentileri, bozmacaları ve tamamı insan ürünü olan uydurmalarla bir sisler bulutuna sarılıp sarmalanmış olan, büyük bir muammayı çözmek amacıyla, herkesin gözünün önünde olan ama nedense kimsenin görmediği çıplak gerçekleri dile getirmeye devam edeceğiz. Elbette bu kolay bir iş değildir ve kendi başına bir önemi yok gibi görünen küçük ipuçlarını; büyük bir sabırla bir araya getirip, bilgi ve aklın süz-gecinden geçirdikten sonra okurun takdirine sunmayı gerektirir. Kitabın bütününde, bu küçük ipuçlarının nasıl bir önem kazandığını ve son tahlilde bize nasıl bir genel resim sunduklarını beraberce göreceğiz. Kitabı okurken, bu binlerce yıllık sis perdesinin aralıklarından bakıldığında açık seçik görülecektir ki; hiçbir şey, egemen kültür olma iddiasındaki Judeo-Hıristiyan kültürün bize anlattığı ve dayattığı gibi değildir. Bugün bildiğiniz tarih; daha açıkçası bugün bize sunulan tarih; açık uydurmalarla tahrif edilmekle kalınmamış; yalan ve uydurmaları bilimselleştirmek amacıyla; coğrafya bile açıkça bozulmuş ve bunun için, bırakın köyleri kentleri bir yana, koca koca bölgeler, üzerindeki dağlar, taşlar, nehirler, göllerle birlikte oradan oraya taşınmış durmuştur. Bu coğrafi kaydırmalar ve yalanlar sonucunda ortaya çıkan ve bugün tarih kitaplarımızın neredeyse tamamında bize dikte edilen haritalar, kavramlar, uluslar ve kutsal olarak bize sunulan metinlerle ilgili gerçeklerle yüzleştiğimizde bir bellek kaymasıyla karşı karşıya olduğumuzu göreceğiz. Bu kitapla; Ortadoğu-insanlık tarihinin kalın sis perdesinin; hiç değilse bir bölümünü aralamış ve gerçekleri ortaya çıkarmış bulunmaktayız .


Sodom Gomore Masalı ve Mısır'dan Çıkış Yalanları & Zamanın Gerçek Tarihi-4, Cahit Doğan Doyar
OZAN YAYINCILIK

Bugün çağdaş insanın algısında kutsal kitap olarak ortaya çıkan tanım; Tevrat, Zebur’la birlikte Matta-Markos-Luka-Yuhanna’dan oluşan İnciller ve Kuran’dan oluşur. Bu kitaplar satıraralarında yeralan detaylı bilgi ve telkinlerle çağlara yön verir, insanları yönetir, toplumları var ve yok eder. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, doğru ile yanlış binlerce yıldır bu kitaplardan elde edilen verilerle değerlendirilir. Çağlar boyunca insanoğlunun bu kitaplara olan ilgisi, oldukça kısa zaman dilimlerinde değişkenlik göstermesine rağmen, sürekli artarak devam etmektedir. Tanrısal vahiylerle ortaya çıkan bu metinlerin yorumları, insanın insanlaşma sürecinde ortaya çıkan kimi badirelerin kaynağı olmakla birlikte, insanlar ve top-lumlararası sorunların açmazların, savaşların çözüm merkezi olarak da kullanılır. Cahit Doğan Doyar tarihsel değeri ve toplumları yönetme ve yönlendirme güçleri tartışmasız olan bu metinleri baştan sona inceleyerek, hem kavramların dinler arasındaki bağlantılarını ve çelişkilerini hem de bu bağlantı ve çelişkilerin hangi ayetlerle ortaya çıktığını okura sunmakla kalmıyor, bütün bu ayetleri alt alta sıralayarak araştırmacılar için de kaynak bir metin ortaya koyuyor.

İndirme bağlantısı

   


yazışmak üzere, neşeli okumalar ve seyirler dilerim.
22 ağustos 2013 perşembe, Antalya, Türkiye
Harun Taner <harun.taner.antalya@gmail.com>